ISTANBUL TEL:

(0.212)  521 80 22  PBX

(0.532) 725 55 33

FATSA TEL:

(0.452) 423 79 15 PBX

Adınız
Soyadınız
E-Posta
Üye Olmak İstiyorum
Üyelikten Çıkmak İstiyorum

Adınız
Soyadınız
E-Posta*
* Tavsiye edeceğiniz E-posta
Tavsiye Et


 
  Umre Nedir?
UMRE NEDIR ? 

Umre kelimesi, ziyaret etmek anlamına gelmektedir. Dini bir terim olarak umre, "Belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe’yi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında sa’y yapmak ve tıraş olup ihramdan çıkmaktan” ibarettir. 
Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart; tavaf, rükündür. Vacipleri ise sa’y ile tıraş olup ihramdan çıkmaktır. Ömürde bir defa umre yapmak sünnettir.

Umrenin Fazileti 
Umrenin pek çok fazileti vardır. Özellikle Ramazan ayında yapılan umrenin sevabı pek çoktur. Hz. Peygamber umre hakkında şöyle buyurmaktadır : "Umre, diğer bir umre ile arasındaki günahları siler. Ramazanda yapılan umrenin sevabı bir haccın sevabına denktir.

Umrenin Zamanı 
Umre için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından bayramın dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür. 

Umrenin Yapılışı 
Umre yapmak isteyenler, gerekli hazırlıkları yaptıktan ve iki rek’at ihram namazı kıldıktan sonra, "Allah’ım! Senin rızan için umre yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle" diye niyet edip "telbiye" söyleyerek ihrama girerler. Bu şekilde ihrama girdikten sonra Kâbe’yi usulüne göre tavaf ederler. Nihayet Safa ile Merve arasında sa’y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarlar. Böylece umre tamamlanmış olur. Umrenin ihramına, bu kitabın "İhrama Girmek" konusunda belirtildiği şekilde girilir. Umrenin tavafı, sa’yi ve tıraş olup ihramdan çıkılması da yine bu kitabın, "Tavafın Yapılışı" ve "Sa’yin Yapılışı" ile "Tıraş Olup İhramdan Çıkmak" konularında tarif edildiği şekilde yapılır.

Dipnot

(1) Nesai, Menasik,3-5 (5/112,115); Müslim,Hac, 437(Hadis no:1349); İbn-i Mace, Menasik, 3 (Hadis No: 2888)
(2) Bkz. Al-i İmran sûresi, ayet: 96; Bakara sûresi, ayet:127
(3) Nesai, Sünen, Cihad 24; Ahmet b. Hanbel, Müsned, IV/126
(4) Tirmizi, Hac, 57 (Hadis No:889)
(5) Şafiilere göre bu rükündür.
(6) Şafii ve Hanbeli mezheplerine göre farzdır.
(7) Müslim, Hac, 437 (Hadis No:1349)
(8) İbn-i Mace, Menasik, 45 (Hadis No:2991)
(9) İsra Suresi, Ayet, 80.
(10) Darekutni, II/278, No: 192 ; Beyhaki, Şuabü’l-İman , III/488, No: 4151; es-Süneni’l-Kübra, V/246; Hysemi , Mecmau’z – Zevâid, IV/2.
(11) Darekutni, II/278, No: 194 ; Beyhaki, Şuabü’l-İman , III/490, No: 4159; Heysemi, Mecmau’z-Zevâid IV/2
(12) İbn Mace, Salat, 197 [Hadis No: 1412]
(13) Bakara Sûresi, âyet : 144